free sex cams

Esnaf Dediğin…

Her imalatta hatalar olabilir ve bu çoğu kez müşterinin kesesinden çıkan liralara mâl olur. Neyse asıl konumuza gelelim, 3 ay kadar önce bir ayakkabı aldım. Tabii ki tahmin edebileceğiniz gibi ayakkabıda problemle karşılaştım. Hem de üzerinden geçen 3 ay içerisinde yaptığım alışverişe dair herhangi bir belgeyi bulamadım ve ürünün fişi geçen süre içerisinde kaybettiğimi fark ettim. Bu durumda ne yapılabilir? Bence şansı denemek lazım. Şansımı denemek üzere ürünü satın aldığım mağazaya gittim. Gider gitmez ürünü aldığım arkadaş beni kolaylıkla tanıdı. Benim hatırlatmalarımla ürünü aldığım zamanı da hatırladı ve üründeki problemi gören yetkili arkadaş mağduriyetimi giderdi. Bir esnaf müşterisine karşı ilgili olmalı, tıpkı Kuzenler Kundura çalışanları gibi… İlgi ve alaka; 1 kez gördüğü müşterisini tanıya bilecek kadar alakalı, zamanını hatırlaya bilecek kadar ilgili ve en önemlisi de bu kısmı olsa gerek ki herhangi bir belge olmamasına rağmen müşteri mağduriyetini gidere bilecek kadar da tecrübeli, herkese tavsiye edebileceğim bir mağaza, en önemlisi bir esnaf. Bu arada bende Sıhhiye Köprüsü altında faaliyet gösteren Kuzenler Kundura’ya teşekkürlerimi dile getirmek istedim. Başarılarının devamını...

Ne Bu Memnuniyetsizlik?

Televizyon kanallarını haber saatinde şöyle bir dolaşayım desek hemen hemen her kanalda, her bültende biri yâda birileri memnuniyetsizliğini dile getiriyor. Bu bana Osmanlı döneminde yaşanmış bir olayı hatırlatıyor. Gelin beraber bir bakalım olaya, belki bizi de ilgilendiren bir şeyler vardır. İşte Bir Hikaye… İlin birinde valinin zulmünden ve yaptıklarından yakınan halk padişaha gitmeye ve durumlarını anlatmaya karar verirler. Bunun içinde aralarında bir heyet seçerler padişaha giderler ve durumlarını anlatarak valinin değiştirilmesini talep ederler. Padişah buna tek başına karar veremeyeceğini söyler ve bir gece misafir olup sabah namazında beraber gitmeleri gerektiğini söyler. Heyet gece sarayda kalır ve sabah namazını kıldıktan sonra padişah heyeti caminin içini görebilecekleri bir bölmeye alır. Sonrasında 40 âlimin toplandığını ve padişahın bu durumu onlara anlattığını görürler. Bu durum üzerine âlimlerden biri açıklama yapar; “herkes hak ettiğini bulur” der ve önce halkın kendine çeki düzen vermesini sonrasında bu isteklerini dile getirmesi gerektiğini söyler, bunu duyan heyet memleketlerine döndüklerinde durumu halka anlatırlar. Aradan zaman geçmiştir ve halk kendine gereken çeki düzeni verir ve tekrar padişahı ziyaret edip, sabah namazından sonra alınan karara kulak verirler ve valinin alınıp başka bir yerdeki vali ile değişmesinin uygun olduğunu öğrenirler. Çünkü halk hak ettiği yönetime kavuşacaktır....

Emin Eller

Her yaşam, her hayat şüphesiz Allah’ın bize bir lütfüdür. Zengin yada fakir olmak, gençken bir günde yaşlanmak, sağlıklıyken hasta düşmek. Bir kalabalık düşünün, bir amaç için toplanmış, beklide bir işi gerçekleştirmek için, kim bilir belki de bir yerden başka bir yere gitmek için, önemli olan kalabalık değil, önemli olan kalabalığın şahit olduğu olay… Onlarca kişinin içerisinde öyle bir çocuk var ki; tekerlekli sandalye yardımıyla hareket edebilen, gözlüklerinin arkasından parlak gözleriyle hayata tutunmaya çalışan, konuştuğunu yalnız yanındaki 20-21 yaşlarındaki bayana anlata bilen 5-6 yaşında hayatının çocuk çağında zorluklarla devam ettiren bir yavrunun teslim edildiği emin eller. Bu bayan önce çocuğun neşelenmesi için uğraşıyor, başarıyor da… Fakat öyle bir an geliyor ki çocuğun neşesi zirveye tırmandığında genç bayan elinin tersiyle çocuğun yanağına vurmaya başlıyor, ta ki zavallı çocuk yüzünü asıncaya kadar. Ne olduğunu anlayamayan ve benimde içinde bulunduğum kalabalık, sert bakışlarıyla genç bayana bir şeyler anlatıyor. Ama bayan aynı olayı yine tekrarlıyor ki bu kez biraz daha ileri gidip sabinin ağzını kanatıyor. Evet; böyle insanlar da var. Diyeceğim o ki evladınızı kime emanet ettiğinize iyice bir dikkat edin. İster bakıcı olsun, ister yakın akrabanız, isterse eğitimcisi olsun, hatta belki de annesi-babası… Kim olduğu değil sergilediği tavır önemli olan, iyi bir gelecek için evlatlarımızı emin ellere emanet edelim. Emin elleri yetiştirmekte bu günün eğitimcisine, velisine, vasilerine düşüyor. Eğer biz birer emin el değilsek, gelecekte birer emin el bulmak mümkün olmayacaktır. Bir gün gelecek ve herkes birer emin el arayacak…   Tüm Basın Camiasının 10 Ocak Gazeteciler günü kutlu...