Osmanlı Türkçesine merakı olanlar, birtakım eski hat levhalarına bakarak atalarımızın hangi düsturlar çerçevesinde bir hayat felsefesine sahip olduklarını az çok kestirebilirler. Eskiden evlerin, resmi dairelerin, ibadethanelerin ve insan ayağının bastığı pek çok mekânın duvarları bu tür levhalardan en az birkaç tanesiyle tezyin edilmiş olur ve en dikkatsiz nazarları bile kendine celbedecek süslere, tezhiplere, bezemelere, işlemelere sahiplermiş. Bunlardan birisi ve en çok kullanılanı ise “Edeb Ya Hu!” ibaresidir. Edep, haya, kültür… Son günlerde 7 yaşındaki çocuktan 77 yaşındaki dedeye kadar küfür almış başını gidiyor. Özellikle yeni nesil, hatta okumayı yazmayı bilmeyecek yaşta ve haddini anlayabilecek melekeye bile sahip olmadan çıkarıveriyor küfürler bir bir oyun kavramlarıymış gibi… Kimisi ailesinden alıyor bu özelliğini, kimisi sokakta oynadığı arkadaşından, hatta bunların yanı sıra ve de en önemlisi televizyonlardan alınan anlamsız sözcükler günün vazgeçilmez konuşma metinlerinin birer parçası oluveriyor. Çünkü çocukların ve gençlerin espri ve komedi anlayışı “İvedik” gibi tiplemelerin, “damacana” gibi nesnelerin ve sayamadığım “Mal” ve mamullerin eline düşmüş. Komedi anlayışı, küfürlerin söyleniş tarzlarına göre değişir olmuş, espriler “edep” çizgisini aşmış ve hatta sokaklara taşmış günlük konuşmaların %50’sini alır hale gelmiş. “Ehl-i irfan arasında aradım kıldım talep Her makbul imiş illa edep illa edep…” İlla edep illa edep… Geleceğin, yarınların teminatları edep yoksunlarına özeniyor, vizyonlar buna aracı oluyor, siz geleceğinizin teminatı için ne...
Dev Organizasyondan Arta Kalanlar
Geçtiğimiz Pazar günü Etimesgutlular dev bir organizasyonla eğlendiler, güldüler oynadılar… Songül Karlı ve Mustafa Yıldızdoğan’ın Etimesgutlu vatandaşlarla bir araya gelmesini sağlayan Etimesgut Belediyesi bu konseri “Engelliler Haftası ve Anneler Günü” için düzenlemişti. Muhteşem bir geceydi ki orada bulunan binlerce insan doyasıya eğlendiler. Fakat öyle bir sorumsuzluk örneği var ki bu dev organizasyonda eğlenmeye kendini kaptıran ve onların günü olan anneler; çocuklarını o kadar sıklıkla kaybettiler ki sunucu arkadaş her sahneye çıkıp mikrofonu eline aldığında kaybolan çocukların isimlerini sayıyor buda yetmiyor, sanatçılar şarkı aralarında kayıp çocuk anonsu yapıyor. *** Öyle bir şey ki 2010 yılının ilk aylarında gündemine damgasını vuran olaylardan biri olan “Kayıp Çocuklar” olmasına rağmen anne-babalar bir anlık eğlence için çocuklarını ihmal edebiliyorlar ki bunun en açık örneğini sadece 1 saatte 15’in üzerinde kayıp çocuk anonsu ile yaşamış olduk. *** İstasyon Caddesi’nden Gece Manzarası Etimesgut’un en işlek caddelerinden biri… Etimesgut, Elvantkent, Sincan gibi büyük yerleşim yerlerini bir birine bağlayan caddelerden bir tanesi İstasyon Caddesi. Cadde üzerinde bulunan işyerlerinin arasında modifiyeci, tuning malzemeleri satan ticarethanelere sıkça rastlamak mümkün. Reklam yapmak, ilgi çekmek satış yapabilmek için büyük bir avantaj. Neden bu işyerlerinin reklamlarından bahsediyorum, çünkü bu işyerlerinin tabelaların yanı sıra yola cepheli flaşörlü patlayan ışıklarla reklam yapmaları yol boyunca hem yayalara, hem de sürücülere zarar veriyor. Tabiki ürün sergilemek, reklam yapmak çok doğal ama bu yapılan trafiği kullanan insanlara zarar veriyorsa, bu bencillik sınıfına giriyor ve göz alıcı derecede onlarca flaşörlerin sıralanarak oluşturduğu ışık yoğunluğu anlık görme bozukluğuna neden oluyor. Kazaya sebebiyet verebileceği göz önünde bulundurulmalı ve daha duyarlı davranılmalı diye düşünüyorum. Yetkililerin gerekeni yapacağını umuyorum. “Aslına Huu.. Nesline...
Son yorumlar